
Yılbaşı mı Bayram mı?
Evet,
Neden evet denir bilinmez, sanki karşındaki birşey sormuş gibi. Ama yine de yazmaya veya konuşmaya başlarken bu kelime kullanılır. Belki de insanlar zaman zaman karşılarındakilerden böyle bir sözcük bekledikleri için olsa gerek. Evet diye bir cevap almak herkesi memnun ve mutlu eder diye düşünüyorum. Öyle ya bir talebinize evet denmesi, bir arzunuzun gerçekleşebilmesi için bu sözcüğe ihtiyacınız olduğunda, öyle ya yaşamda çok önemli anların işaretidir adeta. Bir genç kıza birlikte çıkabilirmiyiz? Dediğinizde aldığınız evet cevabı, işe kabul edildim mi? Derken aldığınız evet yanıtı, henüz nikah masasına oturmadan benimle evlenir misin? Dediğinizde aldığınız evet’lerin anlamı ve önemi çok büyüktür.
Evet,
Bu hafta insanlar büyük bir coşku ve heyecanla hem yılbaşını karşılamak, hem de bayramı kutlamak üzere hazırlıklar içerisine gömüldüler. Kimileri 5 günlük tatili en iyi ve ekonomik yoldan geçirebilmek için çeşitli seyahat şirketlerinin ve kredi kartlarının sağladığı imkanları gözden geçirirken, kimileri yakınlarının bulunduğu daha sıcak iklimlere doğru yola çıkacağı anı bekliyor, kimileri de evde ailesi, çocukları ve yakın dostlarıyla geçireceği yılbaşını ve sonrasında boşalan İstanbul sokaklarında rahatlığın tadını çıkarmayı düşlüyorlar.
Şu anda bu olasılıkları ben de değerlendiriyorum, ama sanırım son seçeneği yaşıyacağım. Belki de bu yılbaşı ve bayramı sanırım ikinci olarak yalnız geçireceğim. Oysa ne kadar çoktu yılbaşıları, bayramlar kalabalık dost ve aile bireyleri ile güzel yemekler, bolca içilen içkiler, dans, eylence müzik ve saat 00.00 olduğunda yeni yıl kutlamaları, öpücükler, sarılmalar, cep telefonlarına o anda gelen mesajları okumak ve cevaplamıya çalışmak. Belki de yoruldum. Yaşlanıyorum galiba. Böyle kalabalık bir yerde gürültüsü bol bir ortamda bir yılbaşına katlanabilirmiyim bilmiyorum. Ama insanın yanında her şeye katlanabileceği bir sevdiğinin, anlaşabildiği bir dostunun olması bu tabloyu biraz cazip hale getirip renklendirir.
Aslında yılbaşıları pek kutlanacak günler değildir. Neticede bir yılı geride bırakıyorsunuz ve yaşınız bir, bir, bir artıyor. Yaşlanmak korkulacak bir duygu mu acaba?
Bugün Cuma, saat 11.05 ben de yarın yeni yıl ve bayram için biraz dolaşacağım. Belki yakınlarıma ufak tefek hediyeler, yılbaşı akşamı için biraz alış veriş, ve de birkaç şişe şarap.
Bayram için çikolata yetecek sanırım.
Henüz çocuklarımı aramadım, yılbaşı ve bayram programları nedir bilmiyorum. Belki bir yerlere tatile çıkarlar, belki de onlar da bizlerin zaman zaman yaptığı gibi arkadaş ve dost gurupları ile birinin evinde eylenirler. Bunu yarın öğreneceğim.
Erhan 1973 doğumlu, evli. Ayhan 1976 doğumlu, annesi ile birlikte. Eh ben de annemle birlikteyim 19 aydır. Umarım hepsi yılbaşını ve bayramı coşku ve sevinç içinde kutlarlar.
Bu dileğim tüm insanlara, Yeni yıl önce insanlara en çok ihtiyaçları olan sağlık getirsin, daha sonrası malum mutluluk, sevgi, dostluklar sayabildiğin kadar say. Hepsini dilerim. Herkese.
Dargınlıkların sona erdiği bir bayram,
Sağlık, karşılıklı saygı ve güven dolu yeni bir yıl,
Birlikteliklerin tadına varılan bir ömür,
Bunları yaşamak için sadece
Karşılıklı hoşgörü ve birbirini anlamak mı?
Herkese böyle yeni yıllar ve nice bayramlar
D İ L İ Y O R U M .......
Dedim ya ara sıra şiir de karalıyorum diye, bu da öyle oldu galiba.
İlerdideki günlerde eski karalamalarımı bu sayfalara koyacağım. Yine bir arkadaşım suratıma bakıp “Sen şiir yaz becerebilirsin, ama sakın resim yapma” demişti.
Denedim ama galiba her ikisini de beceremiyorum. Düz yazı yazmak daha kolayıma geliyor.
Yaşadıklarımı sayfalara dökmek elbette daha basit. Yaptığınız sadece düşünmek, biraz hatırlamak ve satırları ardı ardına sıralamak.
En çok zevk aldığımız yeni yıl kutlamalarından biri aklıma geldi. Erhan, Saint Benoite okulunda okuyor, belki üçüncü belki dördüncü senesiydi. Okul Aile Birliği yılbaşı eylencesi düzenlemişti, amatörce. Aileler kendi yaptıkları yemeklerden muhteşem bir masa hazırladılar, müzik için de bir arkadaşımın oğlu bizi güzel bir org eşliğinde oldukça coşturdu. Öğretmenler, veliler ve çocuklar çok eylenceli geçtiğini anımsıyorum. Her ailenin aldığı hediyeleri bir masaya doldurup numaralıyarak çekiliş sonunda dağıtıldı. Bize güzel bir mumluk ve üzerinde çok şirin mumu ile beraber ve bir küçük resim çerçevesi çıkmıştı.
Böyle günlerde hediye almak ne hoş bir duygudur. Heyecanla paketi açarken insanlar acaba ne düşünürler, okuyabilsek beyinlerini.
Sonra yüz ifadelerini iyi inceliyebilirseniz kaç derece sevindiklerini de çözebilirsiniz. Mutlaka hoşlarına gittiği kaçınılmaz.
Ben bile şu 4-5 gün içerisinde belki bir şeyler gelir diye beklemiyor değilim.
Ama dedim ya benim de alacaklarım var, yarın zor bir gün olacak.
Belki bu sene bir daha oturamam masaya. Tekrar yeni yılın insanlara özgürlük, barış, sağlık ve dilediklerinin en çoğunu versin diyorum.
Evet,
Neden evet denir bilinmez, sanki karşındaki birşey sormuş gibi. Ama yine de yazmaya veya konuşmaya başlarken bu kelime kullanılır. Belki de insanlar zaman zaman karşılarındakilerden böyle bir sözcük bekledikleri için olsa gerek. Evet diye bir cevap almak herkesi memnun ve mutlu eder diye düşünüyorum. Öyle ya bir talebinize evet denmesi, bir arzunuzun gerçekleşebilmesi için bu sözcüğe ihtiyacınız olduğunda, öyle ya yaşamda çok önemli anların işaretidir adeta. Bir genç kıza birlikte çıkabilirmiyiz? Dediğinizde aldığınız evet cevabı, işe kabul edildim mi? Derken aldığınız evet yanıtı, henüz nikah masasına oturmadan benimle evlenir misin? Dediğinizde aldığınız evet’lerin anlamı ve önemi çok büyüktür.
Evet,
Bu hafta insanlar büyük bir coşku ve heyecanla hem yılbaşını karşılamak, hem de bayramı kutlamak üzere hazırlıklar içerisine gömüldüler. Kimileri 5 günlük tatili en iyi ve ekonomik yoldan geçirebilmek için çeşitli seyahat şirketlerinin ve kredi kartlarının sağladığı imkanları gözden geçirirken, kimileri yakınlarının bulunduğu daha sıcak iklimlere doğru yola çıkacağı anı bekliyor, kimileri de evde ailesi, çocukları ve yakın dostlarıyla geçireceği yılbaşını ve sonrasında boşalan İstanbul sokaklarında rahatlığın tadını çıkarmayı düşlüyorlar.
Şu anda bu olasılıkları ben de değerlendiriyorum, ama sanırım son seçeneği yaşıyacağım. Belki de bu yılbaşı ve bayramı sanırım ikinci olarak yalnız geçireceğim. Oysa ne kadar çoktu yılbaşıları, bayramlar kalabalık dost ve aile bireyleri ile güzel yemekler, bolca içilen içkiler, dans, eylence müzik ve saat 00.00 olduğunda yeni yıl kutlamaları, öpücükler, sarılmalar, cep telefonlarına o anda gelen mesajları okumak ve cevaplamıya çalışmak. Belki de yoruldum. Yaşlanıyorum galiba. Böyle kalabalık bir yerde gürültüsü bol bir ortamda bir yılbaşına katlanabilirmiyim bilmiyorum. Ama insanın yanında her şeye katlanabileceği bir sevdiğinin, anlaşabildiği bir dostunun olması bu tabloyu biraz cazip hale getirip renklendirir.
Aslında yılbaşıları pek kutlanacak günler değildir. Neticede bir yılı geride bırakıyorsunuz ve yaşınız bir, bir, bir artıyor. Yaşlanmak korkulacak bir duygu mu acaba?
Bugün Cuma, saat 11.05 ben de yarın yeni yıl ve bayram için biraz dolaşacağım. Belki yakınlarıma ufak tefek hediyeler, yılbaşı akşamı için biraz alış veriş, ve de birkaç şişe şarap.
Bayram için çikolata yetecek sanırım.
Henüz çocuklarımı aramadım, yılbaşı ve bayram programları nedir bilmiyorum. Belki bir yerlere tatile çıkarlar, belki de onlar da bizlerin zaman zaman yaptığı gibi arkadaş ve dost gurupları ile birinin evinde eylenirler. Bunu yarın öğreneceğim.
Erhan 1973 doğumlu, evli. Ayhan 1976 doğumlu, annesi ile birlikte. Eh ben de annemle birlikteyim 19 aydır. Umarım hepsi yılbaşını ve bayramı coşku ve sevinç içinde kutlarlar.
Bu dileğim tüm insanlara, Yeni yıl önce insanlara en çok ihtiyaçları olan sağlık getirsin, daha sonrası malum mutluluk, sevgi, dostluklar sayabildiğin kadar say. Hepsini dilerim. Herkese.
Dargınlıkların sona erdiği bir bayram,
Sağlık, karşılıklı saygı ve güven dolu yeni bir yıl,
Birlikteliklerin tadına varılan bir ömür,
Bunları yaşamak için sadece
Karşılıklı hoşgörü ve birbirini anlamak mı?
Herkese böyle yeni yıllar ve nice bayramlar
D İ L İ Y O R U M .......
Dedim ya ara sıra şiir de karalıyorum diye, bu da öyle oldu galiba.
İlerdideki günlerde eski karalamalarımı bu sayfalara koyacağım. Yine bir arkadaşım suratıma bakıp “Sen şiir yaz becerebilirsin, ama sakın resim yapma” demişti.
Denedim ama galiba her ikisini de beceremiyorum. Düz yazı yazmak daha kolayıma geliyor.
Yaşadıklarımı sayfalara dökmek elbette daha basit. Yaptığınız sadece düşünmek, biraz hatırlamak ve satırları ardı ardına sıralamak.
En çok zevk aldığımız yeni yıl kutlamalarından biri aklıma geldi. Erhan, Saint Benoite okulunda okuyor, belki üçüncü belki dördüncü senesiydi. Okul Aile Birliği yılbaşı eylencesi düzenlemişti, amatörce. Aileler kendi yaptıkları yemeklerden muhteşem bir masa hazırladılar, müzik için de bir arkadaşımın oğlu bizi güzel bir org eşliğinde oldukça coşturdu. Öğretmenler, veliler ve çocuklar çok eylenceli geçtiğini anımsıyorum. Her ailenin aldığı hediyeleri bir masaya doldurup numaralıyarak çekiliş sonunda dağıtıldı. Bize güzel bir mumluk ve üzerinde çok şirin mumu ile beraber ve bir küçük resim çerçevesi çıkmıştı.

Böyle günlerde hediye almak ne hoş bir duygudur. Heyecanla paketi açarken insanlar acaba ne düşünürler, okuyabilsek beyinlerini.
Sonra yüz ifadelerini iyi inceliyebilirseniz kaç derece sevindiklerini de çözebilirsiniz. Mutlaka hoşlarına gittiği kaçınılmaz.
Ben bile şu 4-5 gün içerisinde belki bir şeyler gelir diye beklemiyor değilim.
Ama dedim ya benim de alacaklarım var, yarın zor bir gün olacak.
Belki bu sene bir daha oturamam masaya. Tekrar yeni yılın insanlara özgürlük, barış, sağlık ve dilediklerinin en çoğunu versin diyorum.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder