Evet zaman zaman burada da çok tehlikeli olmasa da sıkıntılı günler geçiriyoruz. Bu malum olduğu üzere yoğun yağmur yağışlarından sonra ve aşırı fırtınalı günlerde yaşıyoruz. Yağmur öyle bir yağıyor ki samnki yüksek tepelerden nehirler yolunu şaşırmış da şehre doğru akıyorlar. Bu arada tabii ki aşırı su baskınları, evlerin sular altında kalmaları, ve en kötüsü alt yapısı olmayan bir yerde foseptik çukurlarının aşırı yağışın etkisi ile taşması neticesinde sokağa çıkamaz oluyorsunuz. Geçtiğimiz günlerde sabaha karşı kötü bir haberle güne başladık, sevdiğimiz arkadaşlarımız Aşkım ve eşi Begutay'dan "ölümden döndük" diye bir mesaj alınca adeta buz kestik. Hemen kendilerine ulaştık ve baktık ki hakikaten ölümden dönmüşler. Evlerinde uyurken saat gece 02 sıralarında bir koku ile Begutay uyanıyor ve bir de bakıyor ki salondaki koltuk alev alev yanıyor, karı koca büyük bir gayretle söndürmeye uğraşırken yangın gittikçe büyüyor ve ellerini yaka yaka koltuğu ve yanan diğer kanepeyi dışarı atıyorlar ve yangını söndürüyorlar. Ancak daha sonra gelen itfaiyeci yetkilire durumu görüp "Siz ne yaptınız yangın olan yerde söndürmeye çalışılmaz ve derhal mekan terkedilir, nasıl ölmediniz hayret" deyince işin ciddiyetini daha iyi anladık. Zira odaya yayılan karbonmonoksit gazı insanın ancak 3 veya 4 defa soluklanmasına müsaade ediyor, sonrası malum. Bu felaketi atlattıktan sonra tabii ki yaraları sarma zamanı, tüm arkadaşlar dostlarımıza yardım için çaba sarfetmeye başladılar.
Evet bugün cumartesi hava güzel, güneşli ve parlak bir güne merhaba diyoruz.
19 Ocak 2019
Kaydol:
Yorumlar (Atom)
