28 Aralık 2006

Başlıyorum

Nereden geldim ben buraya?

Evet nereden geldim ben buraya?Bir arkadaş sohbeti sırasında çıktı bu yazma işi. Aslında yıllar önce, hatta çocukluk yıllarımdan beri hep yazmak istemişimdir. Yazmayı hiç sevmememe rağmen. Yazmazsan yazın da gelişmez ve benim gibi doktor yazısını aratır olur. Bir yerde güzel yazı gördüğümde veya güzel yazı yazan bir insana rastladığımda onun uzun uzun yazı yazmasını arzu eder ve hayranlıkla seyrederdim.Yazmak....En önemli işlevidir insanoğlunun. Yazılanların okunması bizi nerelere götürür, nerelerde yaşatır. Öğretir, eğitir, bilgilendirir. Yazmak insana zor gelir genelde, yazılanları okumak ise daha da zor gibidir. Ben de yazmayı sevemediğim gibi okumaya da ülkemiz şartlarında geç başladım sayılır. Ama okudukça okumak geldi içimden ve aradaki farkı kapatabilircesine çok çok okumaya başladım. Şimdi de yazmaya. Uzun kitap yazanları çok merak etmişimdir, nasıl başlanır, nasıl ilerlenir ve nasıl bitirilir bir kitap. Her halde en zor kısmı bitiştir sanırım. Benim düşünceme göre yazmıya bir kere başlandı mı elbetteki bunu meslek edinmiş kişiler için bu enazından böyledir sürüklenir gider ve finali zor gelir diye düşünürüm. Elbetteki finalde mutlaka değerli bir eser çıkacaktır ortaya.Eğer bu işi devam ettirebilirsem, bana bu yolu gösteren sevgili arkadaşıma nasıl teşekkür edeceğimi şimdiden düşünmeye başladım. Kendisi de her şeyden kolay kolay mutlu olmaz laf aramızda.Bu yazdıklarımı ve yazacaklarımı kendi el yazım ile yazmış olsaydım eminim ben dahi okumakta zorlanırdım. Belki de yazımı geliştiremememin sebebi şu anda şükranla anmak istediğim Lise yıllarımda bana daktilo yazmayı ve çok hızlı yazmayı öğreten, sevgili Daktilografi öğretmenim SEVİM YENER hocamdır. Sevgili hocama sağlıklar diliyorum. Evet zaman zaman sıkılabilirsiniz ama yaşamım boyunca benimle ilgilenen, bana yol gösteren, iş hayatımda karşılaştığım ve bende iz bırakan dost ve yakınlarımdan burada çok sık bahsedeceğim. Zira biraz fasla sosyal bir insanım sanırım.İnsanlar önce aileleriyle sonra da yakınlarıyla, dostlarıyla, arkadaş ve tanıdıklarıyla hasılı çevreleriyle bir bütündür diye düşünüyorum. Bilemiyorum ama ben çok ararım dostlarımı, onlarla buluşmak dertleşmek, görüşemediğimiz zamanlarda neler yaptığımızı karşılıklı anlatarak sohbet etmek belki de beni hayatın sıkıcı bölümlerinden uzaklaştırdığı için çok sık yapmaya çalışıyorum. Lise arkadaşları ile zaman zaman buluşmak, Üniversite arkadaşlarıyla buluşmak, hatta 3,5 aylık askerlik döneminden kalma arkadaşları da zaman zaman arayıp dertleşmek, sohbet etmek beni çok mutlu eder.Evet bugün ilk gün heyecanı ile fazla uzun yazamıyacağım sanırım. Gerçi gün bitmedi henüz saat 18.45 günlerden Cumartesi. Yemek sonrası tekrar klavyenin başına oturacağımı düşünüyorum.

Hiç yorum yok: