Sanırım uzun zamandır yazmadım. Evet gerçek bu zira bu aralar işler biraz yoğun olduğundan klavyem ile ayrı kalmak zorundaydım. Bodrumda havalar gayet güzel gidiyor, kışı görmediğimiz gibi onun yerine baharı yaşadık ve yaz geldi. Neredeyse bitmek üzere. Baharda yani birçok yere göre kış sayılabilecek hava şartlarını biz burada kış olarak yaşıyoruz. Bol bol yağmur yağdığı için etraf daima tertemiz, yollarda çamur, çukur yok, bol yağan yağmurun etkisi ile ağaçların yaprakları adeta cilalanmış gibi pırıl pırıl. Hele yağmur yağarken akşam güneşinin meydana getirdiği görüntü görülmeye değer doğrusu.
Dediğim gibi bu yaz biraz hareketli geçiyor, hem benim yaşadığım yerde insanlar çok hareketli, hem de bana gelen bu yaz çok oldu. Kardeşim ve Eniştem, Büyük oğlum, Küçük oğlum hemen hemen beni yazın burada hiç yalnız bırakmadılar. Kendilerine teşekkür etmem gerekir sanıyorum.
Bilmem daha önce yazdım mı ama burada deniz çok temiz ve burnumun dibinde olduğu için de çok kullanamıyorum. İnsan elinde olan şeyin kıymetini bilmez derler doğruymuş meğer. İnsanlar ülkenin dört bir yanından buraya gelip denize girmek ve güneşlenmek için büyük sıkıntılara katlanıyorlar ama ben ise önümdeki denize girmekte tembellik ediyorum. Bunda her an ulaşılabilecek bir şey olmasının rolü büyük mutlaka.
Zaman zaman vakit öyle akıp gidiyor ki denize girmeye fırsat bulamıyorum. Malum, sabah kahvaltı, gazete, tv haberleri arkasından bir de bilgisayara oturdum mu yandım demektir. Hele bu tv yok mu sanki içinde insanı hakikaten kendine bağlıyan bir büyü olduğuna inanmıya başladım yavaş yavaş. Yapacağım ilk iş evden tv yi kaldırmak olmalı.
Çocuklarım ve misafirlerim geldiğinde ne kadar az seyrediyoruz kimse yokken de yine tv düğmesini pek kullanmamam gerekir diye düşünüyorum.
Kardeşim ve Eniştem geldiğinde ok güzel yerlere gittik, benim bilmediğim birçok yeri keşfettik, aslında gelenler bana büyük hizmette bulunuyorlar, zira onlar yokken ben pek gezmez iken, onlar geldiğinde bahane ile onları da gezdirmek arzusuyla birçok yere gidip geziyor, eyleniyor, keyif yapıyoruz.
Bir seferinde Farilya At çiftliğine sabah kahvaltısına gittik. Çok güzel bir yer, ağaçlar içinde güneşi pek göremediğiniz bir yer, hele ahırlarından kafalarını uzatıp insanlardan adeta bir sevgi dokunuşu bekliyen atların görüntüsü harikaydı. Hakikaten at asil hayvan derler çok doğru, inanın bakışları ile sizi kendine çekiyor ve ufak bir dokunuşun ardından sizinle uzun süre dost imiş gibi sokuluyorlar, hiç ürkmek ve çekingen davranış olmaksızın dostluk kurabiliyorsunuz.
Bol bol resim çektik, bir dahaki oturduğumda tüm resimleri yayınlayacağım.
Büyük oğlum ve karısı ile de yine değişik yerlere gittik. Bu gezintiler beni müthiş mutlu etti. Onlarla hasret gidermek, sohbet edip akşamları iki bardak şarap içip gündüzleri serin sularda yüzmek ömre bedel benim için.
Oğlumla beraber yiğenim ve kız arkadaşı da birlikte gelmişler idi. Çok mutlu bir çift olacakları her hareketlerinden belli oluyordu. Birbirlerine davranışları, yanak yanağa, el ele duruşlarını pek fotoğraf makinama yansıtamadım ama her an gözümün önündeler.
Şu anda da küçük oğlum yanımda 10 günlüğüne geldi, yarın gidiyor maalesef, onunla da çok güzel eylendik, akşamları genellikle balık, salata gündüzleri zeytinyağlı bir yemek veya soslu makarna, gözleme gibi çok sağlıklı olmıyan gıdalar yedikse de her ikimiz de çok güzel günler yaşadık.
Ama bana yaptığı kötülüğü bugün söylediğimde kahkahalarla gülmekten kendimizi alamadık. Zira bana bilgisayarda bir programlar gösterdi artık günün büyük bölümünü bunlarla geçireceğim gibi.
Kitap okumaya sıra gelmiyor. Oysa kütüphanem gelenlerin getirdiği kitaplarla doldu, hepsi raflarda sabah kalkar kalkmaz adeta beni oku, beni oku diye üstüme atılacaklar gibi karşımdalar.
Evet kendi kendime söz veriyorum artık kitap okuma zamanı geldi bundan sonra zamanımın büyük bölümünü onlara ayıracağım.
Eskiden olsa 20 sayfa yazabilirdim ama uzun zamandır yazmıya yazmıya melekelerimi kaybettiğim gibi bileklerime de zaman zaman küçük ağrılar giriyor, bileğimden koluma, oradan da omuzuma sanki bir sinir çekiliyor gibi oluyor.
Bu yüzden bugün kısa keseceğim.
Ama, en kısa zamanda yeniden klavyemle başbaşa olacağım.
Yarından sonra yeni bir misafirim olacağı için yazacaklarımı biraz biriktirmem ve daha sonra uzun uzun yazmak istiyorum.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder