18 Kasım 2008

Bayram geçti yaşasın yeni bayram



TV de hoş bir film oynuyor, hava güzel, gündüz yağan yağmura rağmen henüz sıcaklık 18 derecenin altına düşmedi. Güneş çıktığı anda ortalık hemen ısınıveriyor. İşte BODRUM böyle bir yer. Gökyüzü zaman zaman bulutlarla kapansa da aradan sızan güneş inanın insanın bir anda yüzünü güldürüyor.


Bayramdan sonra ilk satırlarımı yazıyorum. Sanırım bayramın daha doğrusu Mübarek Ramazan Bayramımızın! iyi geçtiğini yazmıştım. Bakalım Mübarek Kurban Bayramımız nasıl geçecek. Genel duruma bakılırsa ülkenin hali malum olduğundan pek hareketli geçeceği benzemiyor. Ekonomik kriz, resesyon, bize teğet geçer, derken geldi ve deldi geçiyor. Düşük gelirli insanlarımızın bu şartlarda nasıl yaşamlarını sürdürebildiklerini oldum olası merak ederim. Ancak son zamanlarda iyice köşeye sıkıştılar sanırım. Yaklaşık 2 senedir Dünyada genel bir ekonomik riz olacağı çeşitli iktisatçılar tarafından uzun uzun yazılıp konuşulmasına rağmen tedbir alınmaması inanın çok düşündürücü aslında komik de.


Aynen Temelin "biz hamsi yeriz bize bir şey olmaz" dediği türden bir kara mizah yaşıyoruz.


Bu kadarla kalsa gine katlanacağız ama daha da zor günlerin bizleri beklediği sinyalleri geliyor. Hele 2009 yılını nasıl geçireceğimiz ise bir muamma. Dilerim hakikaten ucuz atlatırız ve hemen toparlanırız, diye temenni etmekten başka birşey gelmiyor elimizden.


Of boşverin bunları. Hayatın güzel taraflarını görelim. Hiç kimse umutsuzluğa ve mutsuzluğa kapılmasın, herkes kendinden daha zor şartlarda olanları düşünerek biraz rahatlıyabilir.


Ne de olsa etrafımızda herkesin kendinden daha sıkıntılı insanlar mevcut. Teselli.


Geçen hafta hava çok güzeldi, denize bile girilebilirdi. Ama burada akşamları etraf çok sakin oluyor. Yazlıkçılar gittiğinden beri akşamları hareket oldukça azaldı. Zaten burası Bodrum'a 15 km. kadar mesafede olduğundan burada kalan insanlar da gezmeye Bodrum'a veya Turgutreis'e gidiyorlar. Bayramsonrası ben de Turgutreis'e bir gideyim dedim iyi ki gitmişim, İstanbul'danbenimgibi kaçan iki arkadaşıma rastladım. Uzun sohbetler ettik, şimdi sıksık görüşüyoruz. Başlarda burada kendime birkaç arkadaş bulabilirsem rahat ederim diye yazmıştım sanırım. Yavaş yavaşbu dostları buluyorum. Perşembe günü de Bodrum'a gideceğim film seyretmeye, şu çok konuşulan MASTAFA filmini göreyim istiyorum. Bakalım yazılanlar, konuşulanlar ne kadar gerçekleri yansıtıyor.


Evet TV deki film heyecanlı olmaya başladı. İki işi birden yapmak da hayli zormuş artık yaşlanıyorum.


Her gün hemen hemen 2-3 kere İstanbul ile konuşuyorum. Hasret gideriyoruz bir yandan, telefonda ne kadar giderilebilirse. İnsan görünce daha mutlu oluyor ama bazı istediklerinizi de göremiyorsunuz, belki kaçıyorlardır kimbilir. Telefonuma bile cevap verip vermiyeceğini bilemiyorum. Çekiniyorum açıkçası. Bu akşam hep güzel ve komik şeyler yazacağım demiştim ama gine duygulu sahnelere daldım. Ne yapayım elimde değil. Söylediğim gibi buralara kış pek uğramıyor bugün kasım ayının 18 i henüz kapı pencere açık oturuyoruz, yatarken de ince bir örtü ile idare ediyoruz. Umarım böyle devam eder. Genel hava raporları da Kurban Bayramına kadar pek soğumayacağı yönde.


Belki Bayramdansonra tekrar bir İstanbul seyahati olabilir. Pek zorlamıyor İstanbul'a gitmek, uçak fiyatları oldukça düşük neredeyse otobüs fiyatına uçak ile gidip geliyorsunuz.


Söz veriyorum bundan sonra haftada bir defa mutlaka yazacağım. Bol bol da çektiğim güzel resimleri koyacağım. Filmden sonra bir tartışma programı var şimdilik noktayı koyuyorum.


Hiç yorum yok: